Mersin Büyükşehir Belediyesi, merkez ilçeler ve Tarsus'u kapsayan 'Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi' ile afet risklerini azaltmayı, sağlıksız yapı stoğunu tespit etmeyi ve kentin dönüşüm sürecini etap etap planlamayı hedefliyor. Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı bünyesindeki Kentsel Dönüşüm Şube Müdürlüğü, daha dayanıklı ve güvenli bir Mersin için hazırlık çalışmalarına devam ediyor.
Kentin yapısını bütünlüklü bir yaklaşımla ele alan Büyükşehir Belediyesi, binlerce hektarlık alanda yürütülecek çalışmalarda çok yönlü hedefleri esas alıyor. Deprem başta olmak üzere tüm afetlere karşı daha dirençli, altyapısı güçlü, sosyal donatıları yeterli ve çevreye duyarlı yaşam alanları oluşturmayı amaçlıyor. Vatandaşların yaşam kalitesini, enerji verimliliğini, sosyal adaleti, iklim değişikliğine uyum sürecini ve ekonomik kalkınmayı bir arada ele alıyor.
Mersin Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Daire Başkanlığı Kentsel Dönüşüm Şube Müdürü Yaser Gündüz, "Mersin'de merkez ilçelerimiz ve bunlara ilave olarak Tarsus ilçemizi kapsayacak olan, yaklaşık 30 bin hektar büyüklüğünde yerleşik alanları kapsayan 'Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi' hazırlık sürecini, Aralık 2025 itibariyle başlattık" dedi. Gündüz, bu çalışmayla afet riski taşıyan alanların ve sağlıksız yapı stoğunun bilimsel veriler ışığında tespit edileceğini vurguladı.
Gündüz, hazırlıkların üç etaptan oluşacağını açıkladı. İlk aşamada kentin doğal ve fiziki verileri, gelişme eğilimleri, imar yapıları incelenecek; sosyal, demografik ve ekonomik yapı analiz edilecek. İkinci aşamada öncelikli alanlar belirlenecek ve kurumlar arası iş birliği planlanacak. Son aşamada ise uygulama rehberi hazırlanacak.
Sürecin en önemli unsurlarından birinin kent katılımı olduğunu dile getiren Gündüz, "Özellikle kentsel dönüşüm projelerinin sürdürülmesinde yerel halkın görüş ve beklentileri ile hak sahiplerinin katılımı sağlanacak" diye konuştu. Sosyal adaleti ve kentle bütünleşmeyi önceleyen bir dönüşüm modelinin hayata geçirileceğini, sürecin şeffaflık ve ortak akıl anlayışıyla yürütüleceğini belirtti.