Tarih: 17.03.2026 10:13
Kemik erimesinin tedavisinde uluslararası iş birliği
İzmir Ekonomi Üniversitesi'nde (İEÜ) görevli 5 bilim insanı, halk arasında kemik erimesi olarak bilinen ve genellikle 50 yaş üstü kadınlarda görülen osteoporoz hastalığının tedavisine yönelik ilaç geliştirmek amacıyla çalışmalara başladı. Kalça, omurga ve el bileği kırıklarına, şiddetli ağrılara ve boy kısalmasına neden olan osteoporoza karşı umut aşılayan, TÜBİTAK'ın 3 milyon liralık fon sağladığı proje, 24 ayda tamamlanacak.
50 bin ilaç molekülü incelenecek
Uluslararası ikili iş birliği çerçevesinde Malta Üniversitesi'nden araştırmacıların da destek olacağı proje kapsamında, öncelikle osteoporoz ile ilişkili genler üzerinde araştırmalar ve biyokimyasal analizler yapılacak. Ardından da piyasada farklı hastalıklar için kullanılan ilaçlardan, osteoporozun tedavisinde de yararlanıp yararlanılamayacağını tespit etmek amacıyla 50 bin ilaç molekülü incelenecek. Bu test için yapay zeka destekli özel bir modelleme sistemi kullanılacak.
Zebra balığı üzerinde denenecek
Son olarak da tedaviye aday olarak geliştirilen ilaç, osteoporoz oluşturulmuş zebra balığı modeliyle denenecek. Laboratuvar ortamında balığın kemik yapısı değiştirildikten sonra uygulanacak bu ilaçla kemikte herhangi bir düzelme olup olmadığı anlaşılacak. Dünya genelinde milyonlarca hastanın yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen proje; İEÜ Genetik ve Biyomühendislik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Zeynep Fırtına yürütücülüğünde, yine aynı bölümden Doç. Dr. Cihangir Yandım, Tıp Fakültesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Metiner Tosun ve Doç. Dr. Elif Barış ile Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kaya Oğuz tarafından tamamlanacak.
200 milyon kişiyi etkiliyor
Çalışmaya ilişkin bilgiler veren Prof. Dr. Fırtına, kemik erimesinin dünya genelinde yaklaşık 200 milyon kişiyi olumsuz etkilediğini söyledi. Osteoporozun tedavisi için şu anda yan etkisi olmayan etkili bir ilacın bulunmadığını belirten Prof. Dr. Fırtına, "Osteoporoz, çoğu zaman sadece kemik yoğunluğundaki azalma olarak algılanıyor; oysa hastaların günlük yaşamında çok daha derin etkiler oluşturan bir tabloyla karşı karşıyayız. Bu hastalık, kişinin en basit hareketlerini bile çekinerek yapmasına neden olabiliyor. Yürümek, eğilmek, eşya taşımak ya da tek başına dışarıya çıkmak gibi sıradan görülen davranışlar, zamanla ciddi bir kaygı kaynağına dönüşebiliyor. Kırık riskiyle yaşamak, hastalarda yalnızca fiziksel değil, duygusal ve sosyal açıdan da önemli bir yük oluşturuyor" diye konuştu.
Bilgi üretimi, somut faydaya dönüşecek
Proje kapsamında çok geniş bir ilaç havuzunu tarayacaklarını da ifade eden Prof. Dr. Fırtına, "Çalışmamızın en önemli yönlerinden biri; farklı hastalıklar için kullanılan geleneksel ilaçların, osteoporoz tedavisinde de değerlendirilme potansiyelini araştıracak olmamız. Yapay zeka destekli modelleme sistemi sayesinde çok sayıda ilaç molekülünü inceleyerek, süreci hem hızlandırmayı hem de daha güçlü adaylara ulaşmayı amaçlıyoruz. Ardından elde edeceğimiz verileri, deneysel modellerle destekleyerek bilimsel açıdan sağlam bir sonuç ortaya koymak istiyoruz. Amacımız, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen bu hastalık karşısında, yaşam kalitesini artırabilecek yenilikçi bir yaklaşım ortaya koymak ve bilimsel bilgi üretimini somut faydaya dönüştürmek" ifadelerini kullandı.
Orjinal Habere Git
— HABER SONU —