Antalya'da yaşayan 32 yaşındaki Ecem Türkdoğan, evliliğinin ilk yılında 3. evre meme kanseri teşhisi aldı. Üç buçuk yıllık zorlu bir tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuşan Türkdoğan, bu süreçte her iki göğsünün alındığı mastektomi ameliyatı da geçirdi.
Kanser tedavisinin doğurganlık üzerindeki etkileri nedeniyle tedavi öncesi embriyo dondurma işlemi yaptıran Türkdoğan, tedavisine ara verildiğinde bu embriyoların transferini denedi ancak gebelik oluşmadı. Farklı doktorlardan ihtimalin çok düşük olduğu yönünde görüşler aldı.
Olumsuz görüşlere rağmen Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tüp Bebek Merkezi'ne başvuran Türkdoğan, Merkez Sorumlusu Prof. Dr. Burak Karadağ ve ekibi tarafından tedaviye alındı. Yumurtalık rezervi belirgin düşük olmasına rağmen, kişiye özel tedavi ile az sayıda embriyo elde edildi ve bir embriyo tuttu.
Mastektomi nedeniyle süt veremeyeceğini bilen Türkdoğan, süreci şöyle anlattı: "Süt veremeyecek bir anne olma düşüncesi beni ürküttü. Ancak doktorum 'Önemli olan süt değil, önce iyileşmen gerekiyor' dedi. Öncelik kanser tedavisi olmalı. Bugün oğlum Can kucağımda."
Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tüp Bebek Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. Burak Karadağ, kanser hastalarında doğurganlığın korunmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Karadağ, "En kritik adım, tedavi başlamadan önce başvurmaktır. Yumurtalık rezervi etkilenmeden yumurta, sperm veya embriyo dondurma işlemleri yapılabilir. Bu yalnızca meme kanseri için değil, tüm kanser türleri için geçerlidir" dedi.
Prof. Dr. Karadağ, merkezlerinde uluslararası standartlarda işlemler yapıldığını ve kamu kurumu olmanın hastalara maliyet avantajı sağladığını belirtti. Uygun endikasyonlarda rapor düzenlenmesinin devletin önemli bir desteği olduğunu da sözlerine ekledi.