Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsü'nde usta öğretici olarak çalışan hattat Serap Tepedelen, gelecek nesillere hat sanatını aktarmak için çaba gösteriyor. Tepedelen, kamış kalemle yazılan her harfin altın orana bağlı olduğunu ve büyük eserleri tamamlamanın yaklaşık 4-5 ay emek gerektirdiğini belirtti.
Sabır, ruh disiplini ve estetik anlayışın birleştiği derin bir dal olan hat sanatı, enstitüde yaşatılıyor. Yaklaşık 9 yıldır atölyede görev yapan ve 15 yıldır bu sanatla uğraşan 53 yaşındaki Tepedelen, "Hat sanatını gençlere duyurmak istiyoruz" diyerek enstitünün farklı proje ve sergilerle çalışmalarına devam ettiğini aktardı. Geleneksel sanatların en ufak açığı kaldırmadığını vurgulayarak, "15-20 talebeden 1'ini kazanabilsek büyük kazançtır" ifadelerini kullandı.
"Geçmişini bilmeyen, geleceğine yön veremez" diyen Tepedelen, en büyük amaçlarının geleneksel sanatları ileri taşımak ve gençlere tanıtmak olduğunu söyledi. Hat sanatı için "Aşk olmadan meşk olmaz" tabirini hatırlatarak, "Buna başladığınız zaman aşkı içinize düşer. Gönlünüzü verdiğinizde o kalem mutlaka sizi bulur" dedi.
Hat sanatının inceliklerini anlatan Tepedelen, her harfin altın orana bağlı olduğu için göze hoş geldiğini açıkladı. Bir eseri oluştururken önce yazı çeşidini tasavvur ettiklerini, ardından 1-2 hafta sürebilen önemli bir istif aşamasından geçtiklerini belirtti. Yazma sürecinin de uzun olduğunu, bazı yazıların 1-2 haftada biterken, Hilye-i Şerif gibi büyük bir eserin yaklaşık 4-5 ay alabildiğini ifade etti.
Kendisi gibi kadın hat sanatçı sayısının eskiye göre artmaya başladığını dile getiren Tepedelen, üstadların Anadolu'ya açılmasının bu noktada etkisi olduğunu söyledi. Hem erkek hem de kadın hattatlarda merak ve isteğin arttığını, tezhip ve ebru alanında olduğu gibi sayıların artmasından memnuniyet duyduklarını kaydetti.