Jeotermal enerji sektörü, 1.758 MW kurulu güce ulaşmasına rağmen, planlama aşamasındaki santral yatırımlarının YEKDEM kapsamı dışında kalma ihtimali ile karşı karşıya. 31 Aralık 2030 tarihine kadar işletmeye alınması gereken tesisler için zaman daralıyor.
Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, mevzuattaki zaman kısıtının yatırımları bekleme dönemine soktuğunu ve sektörün önündeki en büyük engel olduğunu vurguladı. Kındap, Türkiye'nin baz yük olarak üretim yapabilen tek yenilenebilir kaynağının jeotermal olduğunu hatırlatarak, geçmiş başarının altında YEKDEM'in önemli payı olduğunu belirtti.
Jeotermal santral yatırımlarının rüzgâr ve güneşe göre önemli farklılıkları bulunuyor. Megavat başına yatırım maliyeti rüzgâr santrallerine göre en az üç kat fazla. Lisans, sondaj, inşaat gibi aşamaların tamamlanması en iyimser şartlarda beş yıl sürüyor.
Ali Kındap, bugün harekete geçilse dahi 2030 sonuna kadar santrallerin devreye alınmasının teknik olarak mümkün olamayacağını ifade etti. Bu belirsizliğin yatırımcıları bekleyişe ittiğini söyleyen Kındap, "İçinde bulunduğumuz 2026 yılını, köprüden önceki son çıkış yılı olarak görüyoruz. Bu yıl içerisinde ilgili yasal düzenlemeyi yapamazsak, 2027 ve sonrasında tüm yatırım planlarının askıya alınma riski bulunuyor" dedi.
1 Mayıs 2023'te yapılan düzenleme ile YEKDEM teşvik süresinin 10 yıldan 15 yıla çıkarıldığı hatırlatıldı. Kındap, Türkiye'nin "2053 Net Sıfır" vizyonuna ulaşması için jeotermal enerjide en az 10.000 MW kurulu gücünde santral yatırımının devreye alınması gerektiğinin altını çizdi.