Bir Baba Figürü: Aykut Kocaman
Fenerbahçe formasıyla 2010-2011 sezonunda şampiyonluk yaşayan Gökay Iravul, teknik direktör Aykut Kocaman'ın kendisi için çok özel bir isim olduğunu vurguladı. "Aykut Kocaman, kariyerimde en büyük emeği olan isimdir. Benim için sadece bir teknik direktör değil, aynı zamanda bir baba gibidir" dedi.
Fenerbahçe Yolculuğu ve İlk Şans
Futbola Denizlispor'da başlayan ve 2005'te Fenerbahçe altyapısına transfer olan Iravul, 2010'da A takıma yükseldi. İlk profesyonel maçına Aykut Kocaman yönetiminde, Gençlerbirliği karşılaşmasının son dakikalarında çıktığını belirtti. O sezon lig ve kupa dahil yaklaşık 14 maçta forma giydi.
Oyuncu İlişkilerindeki Gerçekler
Iravul, sosyal medyada Aykut Kocaman ile ilgili 'oyuncularla soğuktu' algısının yanlış olduğunu söyledi. Cristian Baroni, Volkan Demirel ve Emre Belözoğlu gibi isimlerle iletişiminin çok iyi olduğunu, bir derbi galibiyeti sonrası oyuncuların hocayı havaya attığı anıları örnek gösterdi.
3 Temmuz'un Etkileri ve Gençler
3 Temmuz sürecinin Fenerbahçe'yi maddi ve sportif olarak etkilediğini, kulübün küçülmeye gitmek zorunda kaldığını anlattı. Bu dönemde kendisi ve Okan Alkan, Beykan Şimşek gibi genç arkadaşlarının kiralık olarak takımdan ayrılmak zorunda kaldığını ifade etti. Süreç yaşanmasaydı, Aykut Kocaman'ın gençlere verdiği şansla çok daha farklı bir gelecekleri olabileceğini düşündüğünü söyledi.
Tarihi Seri ve Takım Ruhu
Fenerbahçe'nin 17 maçta 16 galibiyet aldığı seriyi değerlendiren Iravul, bunun başarılması çok zor bir istatistik olduğunu vurguladı. Başarının arkasında takım karakteri, mücadele ve Aykut Kocaman ile yakalanan uyumun olduğunu belirtti. Alex, Lugano ve Emre Belözoğlu gibi tecrübeli isimlerin başkan Aziz Yıldırım ile yaptığı kritik bir toplantının da gidişata olumlu etkisi olduğunu aktardı.
Forma Numarası Macerası ve Rol Modeller
İlk olarak doğum yılı olan 92 numarayı aldığını, ancak daha sonra Issiar Dia'nın bu numarayı istemesi üzerine 14 numaraya geçtiğini anlattı. Takımdaki en büyük rol modelinin ise Emre Belözoğlu olduğunu söyledi. Belözoğlu'nun kendisine çok şey öğreten, kaybetmeye tahammülü olmayan ve her anlamda örnek aldığı bir isim olduğunu ifade etti.