Kayseri Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Ercan Aras, kırmızı et üretiminde Avrupa'nın 50-60 yıl önce çözdüğü toplulaştırma sistemine Türkiye'nin hâlâ geçemediğini belirtti. Arazi toplulaştırmasının yapılamaması ve mera alanlarının korunamamasının hem tarımda hem de hayvancılıkta gerilemeye yol açtığını vurguladı.
Aras, kırmızı et fiyatının düşmesi için öncelikle üretim maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğinin altını çizdi. Hayvan sayısının her yıl gerilediğini ve ithalatın arttığını ifade ederek, "Bundan 10 yıl önce 100 bin hayvan ithali yeterli olurken, şimdi 500-600 bin hayvan ithal ediyoruz" dedi. Küçük aile işletmelerinin korunması gerektiğini savundu.
Geçen yıl 25 Mayıs'ta Türkiye'ye giren şap hastalığının ekonomiye yaklaşık 4 milyar TL zarar verdiğini açıklayan Aras, hayvan hareketliliğinin risklerine dikkat çekti. İthal hayvan yerine yerli üretimin desteklenmesi gerektiğini bir kez daha vurguladı.
Üreticilere verilen desteklerin yetersiz olduğunu belirten Aras, kurban başına verilen bin TL desteğin sadece 2 torba yem parasına denk geldiğini söyledi. Asıl kurtarıcının 20 ile 200 baş hayvanı olan küçük aile işletmeleri olduğunu ve bu üreticilere düşük faizli süspansiyonlu kredi verilmesi gerektiğini ifade etti.
Ercan Aras, gerekli destekler sağlandığı takdirde Kayseri'ye bir Gebe Düve Üretim Merkezi kurmak istediklerini açıkladı. Van'da kurdukları ve Erzurum'da kuracakları benzer merkezlerin örneğini verdikten sonra, Yeşilhisar'da 3 bin dönümlük bir alan için yetkililere başvurduklarını ancak henüz geri dönüş alamadıklarını dile getirdi.
Aras, IPARD kapsamında sundukları 30 proje ile Kayseri'ye yaklaşık 500 milyon TL'lik bir destek geleceğini müjdeledi. Beydeğirmeni bölgesinde üreticilerin kendi çiftliklerini kuracağı bu yatırımın şehir için önemli bir fırsat olduğunu belirtti.
Kayseri'nin bir Et Üretim Merkezi'ne kavuşması gerektiğini söyleyen Aras, bu fırsatı bir zamanlar Kırşehir'e kaptırdıklarını hatırlattı. Pastırma ve sucuk üretim geleneğiyle bilinen Kayseri'yi eski konumuna getirmek için çaba gösterilmesi gerektiğini vurguladı.
Kayseri'de 350 TL'ye satılan "et sucuğu"nun mümkün olmadığını söyleyen Aras, sahte ürün satıcılarına verilen cezaların caydırıcı olmadığını savundu. Gerçek et sucuğunun maliyetinin 800 TL civarında olduğunu ve fiyatın bin TL'yi bulması gerektiğini ifade etti.
Aras, Kayseri'de tüketilen pastırmaların yüzde 80'inin aslında Sivas, Bursa ve İstanbul gibi başka illerde üretildiğini açıkladı. Gayri resmi, markasız üretimin önüne geçilememesinden ve bu durumun sistematik bir hal almasından şikayet etti.
Son olarak Aras, Kayseri'deki denetimlerin nispeten iyi olduğunu, ancak Adana'da üretilen sucukların normal olmadığını iddia etti. Türkiye'deki birçok sakatatın Adana'ya gittiğini ve oradaki üretim kontrol mekanizmasının nasıl işlediğini bilmediğini sözlerine ekledi.