Serviks (rahim ağzı) kanseri erken evrede genellikle belirti vermeden ilerleyebilir. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Tuğçe Ersoy, adet dışı kanamalar, cinsel ilişki sonrası kanama ve kasık ağrısı gibi semptomların sıklıkla göz ardı edildiğine işaret ediyor. Bu şikayetler, hastalığın erken uyarı sinyalleri olabilir. Düzenli taramalarla serviks kanseri erken evrede yakalanabilir ve bu durumda tedavi şansı oldukça yüksektir.
VM Medical Park Bursa Hastanesi'nden Op. Dr. Tuğçe Ersoy, serviks kanserinin dünyada ve ülkemizde kadınlarda sık görülen ancak büyük oranda önlenebilir bir kanser türü olduğunu vurguluyor. Hastalığın sinsi seyredebileceğini belirten Ersoy, erken dönemde çoğu kadının hiçbir şikayet yaşamayabileceğini ifade ediyor. Bu nedenle düzenli jinekolojik muayene ve tarama testleri hayati önem taşır. Belirtiler ortaya çıktığında, hastalık maalesef ilerlemiş olabilir.
Serviks kanserinin en yaygın nedeni, Human Papilloma Virüsü (HPV)'dür. Op. Dr. Ersoy, HPV'nin çok yaygın ve çoğu zaman fark edilmeden bulaşan bir virüs olduğunu açıklıyor. Özellikle yüksek riskli HPV tipleri, rahim ağzı kanserine zemin hazırlayabilir. Bu gerçek, HPV taramasının ve aşılamanın ne denli önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
"Pap smear ve HPV testi hayat kurtarır" diyen Op. Dr. Ersoy, bu testlerin gücüne dikkat çekiyor. Pap smear ve HPV testleri sayesinde, hücresel değişiklikler kanser gelişmeden çok önce tespit edilebilir. Bu erken teşhis imkanı, serviks kanserinin tamamen önlenebilmesi için kritik bir fırsat sunar.
HPV aşısı, serviks kanserine karşı güçlü bir koruma sağlar. Op. Dr. Ersoy, aşının ideal olarak cinsel yaşam başlamadan önce uygulanmasının önerildiğini belirtiyor. Bununla birlikte, aşı hem kadınlarda hem de erkeklerde, cinsel olarak aktif olsun ya da olmasın koruyuculuk sağlayabilir. Ancak unutulmamalıdır ki aşı, düzenli tarama ve kontrollerin yerini tutmaz; bu programlar mutlaka sürdürülmelidir.
Serviks kanserinde tedavi, hastalığın evresine göre özenle planlanır. Op. Dr. Ersoy, erken evrede cerrahi tedavi ile çok iyi sonuçlar alınabildiğini ifade ediyor. İleri evrelerde ise radyoterapi ve kemoterapi gibi yöntemler tedavi planına dahil olur. Bu nedenle erken teşhis, tedavi başarısını doğrudan ve olumlu yönde etkileyen en önemli faktördür.
Op. Dr. Tuğçe Ersoy, serviks kanserinin önlenebilir bir hastalık olduğunun altını çizerek sözlerini tamamlıyor. Düzenli taramalar, HPV aşısı ve bilinçli hareket etmekle bu hastalığın önüne geçmek mümkündür. Kadınların kendi sağlıklarını ertelememeleri ve rutin kontrollerini aksatmamaları, en güçlü korunma yoludur.