Acıbadem Eskişehir Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Tarık Yağcı, çocukların uyurken ağız açık uyumasının basit bir alışkanlık olarak görüldüğünü ancak bunun önemli sağlık sorunlarının erken belirtisi olabileceğini vurguladı.
Uyku sırasında sağlıklı solunumun çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimi için kritik olduğunu belirten Doç. Dr. Yağcı, normalde çocukların da yetişkinler gibi burundan nefes alması gerektiğini ifade etti. Yağcı, "Burun, solunan havayı ısıtan, nemlendiren ve zararlı maddeleri süzen doğal bir filtredir. Burun tıkandığında çocuk bilinçli olarak fark etmese bile ağzını açarak nefes almaya başlar. Bu durum özellikle uyku sırasında daha belirgin hale gelir" dedi.
Çocuklarda ağızdan solunumun en sık nedenlerinden birinin geniz eti büyümesi olduğunu açıklayan Yağcı, "Geniz eti, bağışıklık sisteminin bir parçasıdır ancak bazı çocuklarda normalden fazla büyüyerek burun arkasını daraltır ve hava geçişini zorlaştırır. Bunun dışında burun eti büyümesi, alerjik nezle, sık üst solunum yolu enfeksiyonları ve nadiren burun içi eğrilikler de burun tıkanıklığına yol açabilir" diye konuştu.
Ağızdan solumanın çoğu zaman tek başına görülmediğini vurgulayan Doç. Dr. Yağcı, "Gece horlama, bölünmüş uyku, sık uyanma ve uykuda terleme gibi belirtiler sıklıkla eşlik eder. Sabah dinlenmeden uyanan çocuklar gün içinde yorgun, huzursuz ve isteksiz olabilir. Dikkat dağınıklığı ve derslere odaklanamama da görülebilir" ifadelerini kullandı.
Bu durumun sık enfeksiyon geçirme, kulakta sıvı birikimi ve işitme problemleriyle de ilişkili olabileceğini belirten Yağcı, öğretmenlerin "derste dalgın" ya da "çok çabuk yoruluyor" gibi gözlemlerinin uyku kalitesiyle bağlantılı olabileceğini söyledi.
Uzun süre devam eden ağızdan solumanın yüz ve çene gelişimini de olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken Yağcı, "Üst çenenin daralması, dişlerde çapraşıklık ve kapanış bozuklukları görülebilir. Sürekli ağız açık kalması yüz kaslarının gelişimini etkileyerek yüz şeklinde değişikliklere yol açabilir. Ayrıca uyku kalitesinin bozulması büyüme hormonu salınımını da olumsuz etkileyebilir" dedi.
Toplumda yaygın inanışın aksine ağızdan soluyan her çocuğun ameliyat edilmediğini belirten Doç. Dr. Tarık Yağcı, "Öncelikle detaylı bir kulak burun boğaz muayenesi yapılır. Gerekirse endoskopik inceleme ile geniz eti ve burun yapıları değerlendirilir, işitme testleri yapılır. Alerjik zemini olan çocuklarda ilaç tedavileri ve burun spreyleri fayda sağlayabilir. Ameliyat yalnızca gerçekten gerekli ve fayda sağlayacağı net durumlarda gündeme gelir" diye konuştu.
Ailelerin çocuklarının uyku alışkanlıklarını dikkatle izlemesi gerektiğini vurgulayan Yağcı, "Çocuk sürekli ağız açık uyuyor, horluyor, sık hastalanıyor, sabahları yorgun uyanıyor ya da gün içinde enerjisiz görünüyorsa bu durum basit bir alışkanlık olarak görülmemelidir. Erken değerlendirme ileride oluşabilecek sorunların önüne geçer. Unutulmamalıdır ki kaliteli uyku sağlıklı büyüme, güçlü bağışıklık ve başarılı bir öğrenme süreci için temeldir. Ağızdan solumayı hafife almamak gerekir" ifadelerini kullandı.