Tarih: 07.01.2026 16:41

Doç. Dr. Emre Saygın'dan Venezuela Operasyonu Değerlendirmesi: 'Soğuk Savaş Günlerine Dönüyoruz'

Facebook Twitter Linked-in

Operasyonun Stratejik Zamanlaması

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Emre Saygın, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu kaçırma operasyonuna ilişkin, "Adeta soğuk savaş günlerine geri döner gibiyiz" değerlendirmesinde bulundu. Operasyonun kamuoyuna iyi kurgulanmış bir askeri hamle olarak sunulduğunu ifade eden Saygın, 2026 yılının ilk günlerinde gerçekleşmesinin manidar olduğunu vurguladı. ABD iç siyasetinde Başkan Trump'ı zorlayan davaların yoğunlaştığı bir dönemde böyle bir hamlenin küresel ekonomi politiği sarsabilecek etkiler doğurabileceğini belirtti.

Petrol Rezervleri ve Monroe Doktrini'nin Dönüşümü

Doç. Dr. Saygın, olayın perde arkasında küresel güç dengelerinin yattığını söyledi. ABD'nin Monroe Doktrini'nin Trump'la beraber "Donroe Doktrini"ne dönüştüğünü ve güncellenmiş bir Amerikan Ulusal Güvenlik stratejisi doğrultusunda hareket edildiğini aktardı. Bu durumun ABD'nin bölgedeki hami rolünü tekrar üstlenmesi ve sert güç unsurlarını daha müdahaleci biçimde devreye sokması anlamına geldiğini ifade etti. Ayrıca, 2010'lu yıllardaki keşiflerle Venezuela'nın dünyadaki en büyük kanıtlanmış petrol rezervlerine sahip ülke haline geldiğine dikkat çekti. Venezuela'ya müdahalenin aynı zamanda bu petrol kaynaklarına müdahale ve Amerikan şirketlerinin hegemonyasını tahkim etme gayreti olduğunu söyledi.

ABD-Çin Rekabeti ve Avrupa'nın İkilemi

Saygın, bu operasyonda ABD-Çin rekabetinin yansımalarının da görüldüğünü belirtti. Çin'in ticaret hacminde Latin Amerika'nın büyük yer tuttuğunu, bu nedenle Amerikan ana karasına yakın hinterlandta Çin etkisinin kırılmasının hedeflendiğini aktardı. Rusya'nın askeri desteğiyle bölge ülkelerinin ABD'ye karşı pozisyon almalarının engellenmesinin de operasyonun amaçları arasında olduğunu dile getirdi. Ayrıca, Amerika'nın odağını Latin Amerika'ya ve Pasifik üzerinden Asya'ya kaydırmasının, Avrupa ülkelerini Rusya'yla baş başa bırakarak varoluşsal bir problemle karşı karşıya getireceğini öngördü.

Türkiye'nin Bölgesel Konumu ve Olası Senaryolar

Mevzunun Türkiye'yi ilgilendiren boyutuna değinen Doç. Dr. Emre Saygın, Türkiye'nin geleneksel dış politikası gereği bölgesinde istikrarsızlık istemediğini vurguladı. Cumhurbaşkanı ile ABD Başkanı Trump arasındaki lider diplomasinin güçlü trendinin ve Türkiye'nin bölge dengeleri üzerindeki etkisinin kavranmış olmasının ülkeyi güçlü bir konuma sürüklediğini ifade etti. ABD'nin ilgisini Pasifik'e kaydırması durumunda, Türkiye'nin Orta Doğu'daki dengelerde belirli bir aktör olarak rol alabileceğini söyledi. Bölgesel statükonun sarsılması halinde ise Türkiye'nin kendi menfaatleri doğrultusunda hareket edebilecek kapasiteye sahip olduğunu, komşusu İran'ın istikrarsızlığa sürüklenmemesi yönünde bir pozisyon alabileceğini ekledi.

Küresel Sistemde Geri Dönüş ve Vekalet Operasyonları

Doç. Dr. Saygın değerlendirmesini toparlarken, bu müdahalenin göründüğünden daha büyük küresel etkileri olabileceğini ve uluslararası sistemi soğuk savaş dönemindeki güç rekabetine geri döndüreceğini vurguladı. Büyük güçlerin rekabetinin, komşu küçük ülkeler üzerindeki vekalet savaşları veya yeni tabirle "vekalet operasyonları" üzerinden yürütüleceği bir döneme evrilmek üzere olduğumuzu ifade etti.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —
G-F0G61HQYBB