Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Ankara'da düzenlenen 'Valiler Buluşması' programında konuştu. Yılmaz, göreve yeni başlayan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'ye başarı dileklerini ileterek, valilerin devletin il düzeyindeki temsilcileri olduğunu ve vatandaşın doğrudan muhatabı olduklarını vurguladı. Valilik makamının güvenlikten koordinasyona kadar geniş sorumlulukları olduğunu belirten Yılmaz, toplumun tüm kesimlerinin güvendiği bu makamın, kamu, özel sektör, sivil toplum ve üniversiteleri bir araya getirerek ilin kalkınmasına odaklanması gerektiğini ifade etti ve buna 'kalkınmacı vali' yaklaşımı adını verdi.
Yılmaz, Türkiye Yüzyılı vizyonunun hayata geçmesi için topyekun kalkınma kavramıyla hareket edilmesi gerektiğinin altını çizdi. "Sadece metropol şehirlerin enerjisiyle Türkiye Yüzyılı'nı gerçekleştiremeyiz" diyen Yılmaz, 81 ilin tamamının potansiyelini harekete geçirerek hedefe ulaşılabileceğini söyledi. Valilerden, illerini çok iyi tanımalarını ve bilgiye dayalı hareket etmelerini beklediklerini ekledi.
Konuşmasında ekonomik performansa da değinen Yılmaz, dünyada jeopolitik gerilimler ve korumacı politikaların ekonomik büyümeyi yavaşlattığı bir dönemde Türkiye'nin başarısına dikkat çekti. Son 22-23 yılda dünya ekonomisi yıllık ortalama yüzde 3,5 büyürken, Türkiye'nin yüzde 5,4 büyüdüğünü açıkladı. Bu farkın, ekonomik hacmin 2002'de 238 milyar dolardan 2023'te 1,5 trilyon doları aşmasına ve kişi başı gelirin AB ortalamasının yüzde 35'inden yüzde 70'ine yükselmesine katkı sağladığını belirtti.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı, kaynakların tasarruflu ve verimli kullanılması gerektiğini vurguladı. Valilerin, sınırlı kaynakları çok sayıda projeye dağıtmak yerine, öncelikleri iyi belirleyip kaynakları odaklamaları gerektiğini söyledi. Projelerin bitirilmesinin fayda üretmek için şart olduğunu, bitme aşamasına yakın projelere odaklanılarak verimliliğin artırılabileceğini ifade etti.
Yılmaz, bir yörenin sadece kamu yatırımlarıyla kalkınamayacağını, asıl üretken yatırımların özel sektörden geldiğini kaydetti. Yatırım ortamının iyileştirilmesinin ve kalkınma ajansları gibi yapıların etkin kullanılmasının önemine değindi. Dünyadaki rekabet ortamında yatırım çekebilmek için uygun bir iklim oluşturulması ve özel sektörle güçlü bir diyaloğun şart olduğunu sözlerine ekledi.